Örgüt
Yapısını Tasarlama: Uzmanlaşma ve Koordinasyon
Bir
örgütün yapısı: “İşlerin farklı görevlere bölünmesi ve daha sonra da bu
görevler arasındaki uyumlaştırmanın başarılma yollarının toplamı” şeklinde basitçe
tanımlanabilir. Örgüt yapısında uzmanlaşma ve koordinasyon işgörenin neye önem
vereceği, koordinasyon faaliyetlerinin kolaylığını, malları ve hizmetleri
üretmenin hızı, işleri yönetmenin maliyeti, hangi işgörenin birbiriyle bağlantı
kuracağı ve etkileşim halinde olacağını belirlemesinde yardımcı olur.
Kurucusu
TAYLOR’dur.Bu modelin en belirgin niteliği işletmede yer alan fonksiyonların
yürütülmesini uzman elemanlara bırakmaktır. Modern işletmelerin sürekli
büyümesi iş bölümü ve uzmanlaşmayı kaçınılmaz kıldığından fonksiyonel örgüt
modeli giderek önem kazanmıştır. Bir yönetici kendisine bağlı astların dışında
bir başka ünitenin astları ile de ilişkiler kurabilmekte ve emir
verebilmektedir. Burada önemli olan yöneticinin kendi konusunda gerçekten uzman
kişi olması ve diğer ünitelere yardımcı olabilecek bir örgütsel düzenlemeye
gidilmesidir.
Fonksiyonel
organizasyon yapısında ileri sürülen düşünce, yöneticilerin bir çok
fonksiyonları yüklenmesi yerine, yeteneklerin en uygun olduğu belirli bir
fonksiyonda görev alması görüşüne dayanır.
Üstünlükleri
İş
bölümü ve uzmanlaşmadan en etkin biçimde yararlanılır. Bireyin yaratıcılık ve
yapıcılık gücü fonksiyonel otorite
içinde dinanizm kazanır. Her işgören birden çok yönetici ile ilişki kurduğundan
eğitim ve denetim kolaylaşır. Uyumlu, esnek ve güvenli bir çalışma ortamı
kolaylıkla sağlanır. İşgörenin yeteneklerinden en etkin biçimde yararlanmak
istendiğinden, işgören bundan hoşnut kalacak ve kendi kişiliğine kavuşacaktır.
Sakıncaları
Otorite
birliğinin büyük ölçüde sekteye uğramasıdır. Uzman elemanların kullanılması bir
ilke olarak benimsendiğinden bu elemanlardan biri ayrıldığında önemli bir
boşluk ve sorun çıkacaktır. İşgörenin birden çok yöneticiden emir alması onun
moralini olumsuz yönde etkileyecektir. Kuramsal açıdan uzmanlık sınırları
içinde otrorite sağlanması savunulabilir ama, uygulamada otorite çatışması çoğu
kez kaçınılmaz olmaktadır. Bir asta birden çok kişinin emir vermesi, yetki
sınırları iyi çizilmemiş ise emir verenler arasında yetki çatışmasına yol
açabilir.
Fonksiyonel yapı şu koşullarda
uygudur: Eğer örgüt
benzer ürünlerden sınırlı sayıda üretiyorsa, Bu ürünleri bir ya da birkaç yerde
üretiyorsa, Bu ürünleri yalnızca genel bir müşteri ya da tüketici kesimine satıyorsa.
Örgütler
büyüdükçe, birbirinden farklı olan çok sayıda ürün üretmeye başlarlar Aynı
zamanda, farklı müşterilere hizmet vermek için üretimlerini çok sayıda yerleşim
alanlarında üretimlerini artırırlar. Bunun sonucunda örgütlerde dikey
farklılaşmada artış, yatay farklılaşmada artış ve bütünleştirmede artış meydana
gelir.
Dikey
farklılaştırmada aynı düzeyde bulunan organlar arasında koordinasyonu
kolaylaştırıcı fonksiyonel ilişkiler kurulmaktadır. Devamlı çizgiler ile
gösterilen ilişkiler dikey örgüt modelinin özgün niteliğini yansıtmaktadır.
Bu örgüt modelinin en belirgin sakıncası
dikey organlar ile fonksiyonel organlar arasında zaman zaman görülen
çatışmadır. Bu organlar arasında eğer bir sürtüşme varsa, fonksiyonel
organların gerektirdiği gibi çalışmaması, çoğu kez eksik ya da yanlış bilgi
verme olasılığı vardır. Kısacası dikey farklılaştırma alt birimler arasında
dikey olarak koordinasyon sağlamak için bir otorite hiyerarşisi yaratmadır.
Yatay farklılaştırma ise bir alt birim içinde kontrolü arttırmak için ayrı alt
birimler yaratmadır. Bütünleştirme ise alt birimler arasındaki koordinasyonu
geliştirmek için yatay olarak bir görev gücü gibi birleştirme mekanizmaları
yaratmadır.
Örgütler
çok sayıda ürün, bölge ya da müşterilerle çalışırken ortaya çıkan kontrol
problemlerini çözmek için yaygın olarak çok bölümlü yapıya uyarlanırlar ve
genellikle ürün temeline göre ayrılma görülür.